İstanbul Neden Migren Ameliyatı merkezi oldu?

Migren cerrahisinin İstanbul’da yapılmasının belli başlı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. Son yapılan araştırmalar migren rahatsızlığının kırsal alanlara göre şehirlerde daha fazla görüldüğünü ortaya koymaktadır. Genetik mirasın son derece etkili olduğu migren rahatsızlığının Türkiye’de en yaygın görüldüğü yer ise İstanbul. Megakent İstanbul’da yaşayan nüfus son resmi rakamlara göre 14 milyondur.

migren ameliyatı

Her 100 İstanbul sakininin 10’unda ise migren rahatsızlığı olduğu düşünülmektedir. Basit bir hesaplamayla 1.4 milyon migren hastası Avrupa ve Asya’yı bağlayan bu büyük şehirde yaşamaktadır.

Migren cerrahisinin İstanbul’da uygulanmasının nedeni, daha çok migren hastasının kalıcı tedaviden faydalanabilmesi içindir. Kalabalık ve yaşamın her anlamda yoğun yaşandığı İstanbul gibi büyük şehirlerde migren daha fazla tetiklenmektedir. Bunun nedeni, migreni tetikleyen faktörlere şehirlerde daha çok rastlanmasıdır. Bu etkenlerin ne olduğunu kısaca hatırlayalım: Gürültü, egzos, sigara dumanı, kimyasal kokular, stres, öğün atlama, fast food tarzı katkı maddeleri içeren hazır gıdaların tüketimi, uyku düzeninin bozulması, kafein içeren ürünlerin fazlaca tüketildiği ortamların yoğunluğu ve lodos. Bütün bu tetikleyici faktörlerin hepsi, İstanbul’da yaşayan insanları, özellikle migren hastalarını hemen her gün etkiliyor.

Şehirli migren hastasının özel yaşamı askıda

Büyük şehirlerde migrenin daha yaygın olması ve atakların daha sık tekrarlaması, şehir insanının iş, sosyal ve özel yaşamını kırsal bölgelerdekilere göre daha çok erozyona uğratıyor. Migren, insanın hayatından özürlülük yaratan 20 hastalık içinde 7. sıradadır. Bunun anlamını aslında bu hastalığı yaşayanlar en iyi bilmektedir. Ayda 3-4 kez atak geçiren ve her atakta 3 gün şiddetli ağrı yaşayan hastanın iş yaşamındaki devamlılığı ve iş verimliliğinde ciddi aksaklıklar yaşanmaktadır. Bu durum migren hastalarının kariyer grafiğini olumsuz etkilemekte, iş stresini de beraberinde getirmektedir.

Çünkü hasta 5 dakika sonra ağrı olabilir kaygısıyla yaşamaktadır. Şiddetli ve uzun süren ağrıların yansıması hastanın özel yaşamını da bazı vakalarda bitirme noktasına kadar getirebilmektedir. Aile huzurunu olumsuz etkileyen bu rahatsızlık kişiyi sosyal hayattan soyutlayabilmektedir. Spor gibi aktivitelerde dahi kısıtlamalara yol açabilmektedir. Migren hastası yaz mevsiminin, sıcak havaların keyfini sürmekten imtina etmekte, rüzgârlı havalardan gürültülü ortamlardan uzak durmaktadır.

İstanbul gibi büyük şehirler migren hastalarının yükünü daha da arttırmaktadır.

Huzurlu bir ortamda migrene elveda İstanbullu ve Türkiye’nin her yerinden gelen migren hastaları bu rahatsızlıktan 1 ila 4 saatte tamamlanan, endoskopik teknikle yapılan migren ameliyatıyla kalıcı olarak kurtulabilmektedir. İstanbul’un tam donanımlı ve seçkin hastanelerinde migren ameliyatlarımızı gerçekleştiriyoruz. Ameliyat ile migren tedavisinin temel prensibi, ağrı atağını tetikleyen sinirleri rahatlatıp gevşetmektir. Migren ağrısı başın hangi bölgesinde olursa olsun, müdahalenin amacı aynıdır.

İstanbullu hastalarımız genellikle aynı gün taburcu olurken, şehir dışından gelen hastalarımız rekafatçisi olmaması durumunda 1 gece yatıştan sonra taburcu olabilmektedir. 1 hafta içinde gerçekleştirdiğimiz ilk kontrolün ardından hastalarımız iş yaşamına ya da şehir dışına yolculuk yapabilmektedir.

İstanbul ya da şehir dışından gelen migren veya gerilim tipi baş ağrısı olan hastalarımızın hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci yaşamaları için şehrin gürültü ve kötü kokularından izole olmuş, sakin ve huzurlu bir ortamda istirahati önemlidir.

Uygun hastada başarı kaçınılmaz

İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz migren ameliyatlarından elde edilen sonuçlar son derece yüz güldürücüdür. Bilimsel veriler ameliyatın yüzde 90 başarılı olduğunu ortaya koymuştur. Migren ameliyatında başarıyı nasıl tanımlıyoruz peki? Ameliyat ettiğimiz hastaların migren ağrı atakları tamamen geçiyorsa ya da atak sıklığında, ağrı şiddeti ve süresinde yüzde 80’e varan azalma varsa bu kriterleri başarı olarak değerlendiriyoruz. Tedaviye olumlu yanıt veren hastaların yüzde 62’sinde migren hastalığı tamamen tedavi edilirken, kalan hasta grubundakilerin migren atak ve ağrılarında çok ciddi bir azalma gerçekleşmektedir. Vurgulanması gereken nokta, uygun hastanın seçiminin ardından migrenin genellikle tamamen ortadan kaldırıldığıdır.

MİGREN CERRAHİSİ İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Endoskopik migren cerrahisi yüzde 90 başarı oranıyla migrene kalıcı tedavi eden bir yöntemdir. Elde edilen başarı oranı ile dünya tıp camiasında büyük yankı bulan endoskopik migren cerrahisi Amerika’dan sonra Avrupa’da ve ülkemizde plastik cerrahi uzmanları tarafından uygulanmaktadır.
Milyonlarca migren hastası için ağrısız bir yaşamın kapılarını aralayan bu tedavi yöntemiyle ilgili merak edilen detayları sıkça sorulan sorular başlığı altında bilimsel olarak şöyle açıklayabiliriz.

Migren cerrahisi nedir?

Migren cerrahisi, bugüne kadar doktor kontrolünde ilaç, botoks ya da alternatif tedavi yöntemlerinden kalıcı yarar görmeyen migren ve gerilim tipi baş ağrısı hastalarının kalıcı tedavisi için endoskopik teknikle uygulanan ameliyattır.

Migren cerrahisini hangi hekimler gerçekleştirmektedir?
Migren cerrahisi, plastik ve estetik cerrahi uzmanı tarafından gerçekleştirilmektedir. Migren nörolojik bir rahatsızlıktır. Kalıcı tedavisi ise endoskopik alın germe ameliyatı sırasında Amerikalı Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bahman Guyuron tarafından keşfedilmiştir.

Amerika, Avrupa ve ülkemizde bu tedavinin plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılmasının başlıca nedenleri şunlardır:

• Plastik cerrahi uzmanı baş bölgesinin anatomisine son derece hakimdir.

• Plastik cerrahlar periferik sinir cerrahisi konusunda son derece deneyim sahibidirler.

• Plastik cerrahi uzmanı migren ameliyatında uygulanan endoskopik ameliyat tekniği konusunda yeterli donanıma sahiptir.

• Kalıcı migren tedavisi ilk kez bir plastik cerrahi uzmanı tarafından bulunduğu ve plastik cerrahlar tarafından nörologlarla birlikte geliştirilmiştir.

• Plastik ve estetik cerrahi uygulama alanının ve yaptığı operasyonların yüzde 90’ı onarım ve tedavi anlamına gelen plastik cerrahiyi kapsar.

• Endoskopik migren ameliyatında mikrocerrahi deneyimine ihtiyaç vardır. Plastik cerrahi uzmanı mikrocerrahi prensiplerle ameliyat gerçekleştirmektedirler.

Her plastik cerrahi uzmanı migren ameliyatı yapabilir mi?

Endoskopik migren ameliyatı estetik operasyonlardan ayrı bir deneyim ve bilgi gerektirir. Aynı zamanda mikrocerrahi prensipleriyle yaklaşım ameliyatın sonuçlarında etkili olmaktadır. Örneğin, bazı migren hastalarına ameliyattan önce ağrı başlangıç noktasının tespiti için uyguladığımız botoks enjeksiyonu, estetik amaçlı botoks enjeksiyonu değildir. Dolayısıyla ayrı bir tecrübeye ihtiyaç vardır.

Migren cerrahisi hangi bölgeye uygulanmaktadır?

Migren ağrısı başın dört ana bölgesinde ortaya çıkmaktadır. Kafa arkasında, alın, şakak ve burun bölgesinde. Her bölge için ayrı bir operasyon gerekmektedir. Alın ve şakak migreni için hastanın durumuna göre saçlı deri içinden ya da üst göz kapağından, ense migreni için ense kökündeki saçlı deriden, burun migreni için burun bölgesinden ameliyat yapılmaktadır. Endoskopik teknik uygulandığı için doku hasarı minimum düzeydedir. Ameliyat yara izi 1 ila 3 santimetre arasında planlanır.

Her tür baş ağrısında migren cerrahisi tedavi uygulanabilir mi?

Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında migren cerrahisi kalıcı tedavi sağlamaktadır. Çünkü bu baş ağrısı tipleri primer baş ağrısıdır. Yani başın etrafındaki duyusal sinirlerin tetiklediği, başka bir hastalığın neden olmadığı kendiliğinden başlayan ağrı tipleridir bunlar. Migren cerrahisinde başarının kriteri uygun hasta seçiminde yatar. Tecrübeli plastik cerrahi uzmanı tarafından tam donanımlı ameliyathanelerde yapılan ameliyattan yarar görecek uygun adayların migren ya da gerilim tipi baş ağrısı tanısı almış, geçmişte uygulanan bütün tedavi yöntemlerinden kalıcı yarar görmemiş olması gerekir.

Migren ameliyatı zor mudur?

Migren ameliyatı vücut anatomisiyle uyumlu ve kapalı bir ameliyattır. Endoskopik teknik ile yapılır. Ameliyat bölgesindeki doku hasarı en aza indirgenmiştir. Ameliyat sırasında hasta ağrı hissetmez. 1 ila 4 saatte tamamlanır. Endoskopik teknik kullanılması, hasta ve doktor açısından ameliyatın güvenilir ve daha rahat geçmesini sağlar. Ameliyat süreci ve iyileşme dönemi oldukça konforlu bir ameliyattır. Sonuçları ise hastanın hayatından kronik bir hastalığı silecek boyuttadır.

Ameliyat bölgesinde kalıcı olarak herhangi bir protez kullanılıyor mu?
Migren cerrahi tedavisinde herhangi bir protez kullanılmamaktadır. Dolayısıyla ameliyat yapılan yerde herhangi bir yabancı maddenin kullanılması söz konusu değildir.

Yan etkisi var mıdır?

Ameliyatın yan etkileri geçicidir. Yara bölgesinde uyuşma ve karıncalanma, operasyondan sonraki 4 ila 6 ayda geçmektedir. Alın, şakak ve burun migreninde göz çevresinde oluşacak morluk ve ödem 7 ila 10 gün içinde geçmektedir. Yara izi çok iyi kamufle edildiği için fark edilmez, hastayı rahatsız etmez.

Migren ameliyatı bir beyin ameliyatı mıdır?

Bu soru hastalar tarafından sıklıkla dile getirilmektedir. Migren cerrahi tedavisinin beyinle ilgisi yoktur. Dolayısıyla beyine bir yan etki de asla söz konusu değildir. Çünkü migreni tetikleyen sinirler saçlı deri ile kafatası kemiği arasında yer almaktadır. Endoskopik teknik ile bu duyusal sinirlere yönelik yaptığımız müdahale tahmin edileceği gibi saçlı deri ile kafatası kemiği arasında gerçekleşmektedir. Sinirlerdeki tetikleyici bölge ya da bölgelerin üzerindeki baskı kaldırılmaktadır. Rahatlayan sinir dokusu bir daha migreni tetiklememektedir.

Migren cerrahisi olan hasta ne kadar sürede iyileşir?

Migren cerrahisi olan hastalarımız ortalama 4 ila 8 gün içinde iyileşerek hayata kaldığı yerden devam etmektedir.

Migren ağrıları ne zaman son bulmaktadır?

Hastanın hastalık öyküsünün boyutlarına göre ameliyattan sonraki 30 günlük sürede ağrı atakları kalıcı olarak son bulmaktadır.

Ameliyattan birkaç yıl sonra migren tekrar ortaya çıkar mı?

Migren ameliyatının sonuçları kalıcıdır. Amerika’da yapılan bilimsel çalışmalar kapsamında ameliyat olan hastalar 5 ila 10 yıl takip edilerek sonuçların kalıcı olduğu tespit edildi.

MİGREN CERRAHİSİ FİYATI

Migren cerrahisi, minimum doku hasarıyla maksimum etki yaratan, hekim ve hasta açısından güvenilir ve etkili sonuçlar ortaya koyan endoskopik teknik ile yapılmaktadır. Amaç, farklı tedavi seçeneklerini uygulayan ama migren ağrılarından kurtulamayan hastaların kalıcı olarak tedavi edilmesidir.

Migren cerrahisi bir beyin operasyonu değildir. Ameliyat olacak migren hastalarında bu kaygı yaygındır. Özellikle altını çizerek vurgulanması gereken bir konudur bu. Ameliyat, beyni koruyan kafatası kemiği ile saçlı deri arasında yapılmaktadır. Bu bölgedeki tetikleyici sinirlerin rahatlatılması, tedavinin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle migren bir beyin ameliyatı değildir ve ameliyat sonrasında beyin üzerinde herhangi bir yan etkisi yoktur.
Migren cerrahisiyle ilgili migren hastalarının belki de en çok merak ettiği bir diğer konu migren ameliyatı fiyatıdır. Migren ameliyatı kalıcı bir tedavi yöntemi olarak 15 yıl önce tesadüfen bulundu. Uygun hastada yapılan ameliyatlarda migren kalıcı olarak ortadan kaldırılabilmektedir. İlk Amerika’da başlayan ameliyatlar daha sonra Avrupa’da yapılmaya başlandı. Son birkaç yıldır bu ameliyatı ülkemizde gerçekleştiriyoruz ve son derece yüz güldürücü sonuçlar elde ediyoruz.

İnternet veya telefonla neden ameliyat fiyatı söylenmez?

Migren cerrahisi bir sağlık hizmetidir. Kutsal saydığımız insan hayatını kronik bir sorundan kurtaran ve dünya tıp çevrelerinde geniş yankı bulan, birçok bilimsel çalışmalarla başarısı ispatlanmış 21. Yüzyıl tıbbındaki en önemli keşiflerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Hastalığın boyutları her hastada farklı seyredebilmektedir.

Her hastanın kendine özgü şartları, hastalık öyküsü, olası kalıtımsal faktörleri vardır. Standart özellikleri olan ama kişiye göre değişen boyutlarda ortaya çıkan migren hastalığının neden kaynaklandığı henüz keşfedilemedi. Kadınlık hormonu salgısı nedeniyle kadınlarda daha sık görüldüğü düşünülmektedir. Bir bilim insanı olarak, insanların hayatını çoğu zaman kâbusa çeviren migren hastalığında hastayı muayene edip, hastalığın boyutlarını ve tedaviye hangi oranda yanıt verebileceğini tespit etmeden, hastayı görmeden sadece hastalığın varlığından yola çıkarak telefonda ya da internet üzerinden “Endoskopik migren ameliyatının maliyeti ya da fiyatı (doğrusu ücret)” hakkında bilgi vermemiz son derece yanıltıcı olmaktadır.

“Migren cerrahisi fiyatı nedir?” sorusuna telefon ya da internetten neden yanıt veremiyoruz açıklamasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

• Hastayı muayene etmeden, hastalığın sıklığını, şiddetini, süresini tespit etmeden yani hastanın, “Ben migren hastasıyım, ameliyat fiyatı nedir?” sorusuna uzaktan ve hastanın yüzünü dahi görmeden yanıt vermek kesinlikle yanıltıcı olmaktadır.

• Bizler tıp alanında çalışan bilim insanlarıyız. Hipokrat yeminiz ve meslek etik kurallarımız var. Hastaya telefon ya da internet gibi kanallar üzerinden ameliyat ücreti bilgisi vermek meslek etiğimize aykırıdır.

• İnsan hayatı kutsaldır. Ticari bir meta olarak görülemez. Verdiğimiz sağlık hizmetine bu anlayışla yaklaşmıyoruz.

• İnternetten insan sağlığı üzerine pazarlık yapmak bilimin, bilim insanının ve bilimsel çalışmaların saygınlığını zedeler. Migren cerrahisi maliyetini oluşturan kriterler

Birçok ameliyatta olduğu gibi endoskopik migren cerrahisi tedavisinin de fiyatını ortaya koyan bazı faktörler vardır. Ancak hastalarımıza bir hastalığın ameliyat ücretini belirleyen temel kriterler hakkında bilgi verebiliyoruz:

1. Endoskopik migren cerrahisi ülkemizde henüz yeni ve başarıyla uygulanan bir operasyondur. Özel hastanelerde gerçekleştirilmektedir. Ülkemizin en seçkin hastanelerinde gerçekleştirdiğimiz migren cerrahisi için hastaların hastane seçimi ameliyat maliyetini belirleyen faktörlerden biridir. Çünkü her hastanenin donanımı, sunduğu otelcilik hizmeti, ameliyathane imkânları farklı ücretlere tabidir. Seçilen hastane, endoskopik migren cerrahisinin total maliyetinde önemli bir paya sahiptir.

2. Hastanın muayene edilerek hastalığın boyutlarının görülmesi, tedaviden yarar görüp görmeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Migren atakları başın dört ana bölgesinde ortaya çıkmaktadır. Her bölge için ayrı operasyon yapılmaktadır. Ense kökü, burun, alın ve şakak bölgesinden sadece birinde migren ağrısı varsa tek bir bölge ameliyat edilir. Eğer iki ayrı bölgede migren ağrısı varsa iki ayrı bölge ameliyat edilir. Ameliyat edilen bölge sayısının tek ya da birden çok olması migren cerrahisi tedavisinin maliyetine yansıyacaktır.

3. Migren cerrahisi için hekim seçimi son derece önemlidir. Migren ameliyatını plastik ve estetik cerrahi uzmanları gerçekleştirmektedir. Migren cerrahisi ülkemizde son birkaç yıldır yapılan yeni bir tedavi yöntemidir. Dolayısıyla estetik operasyonlardan ayrı bir bilgi ve deneyim gerektirir. Migren ameliyatı plastik ve estetik cerrahinin plastik alanına girer. Yani onarım ve tedavi alanıdır bu. Bu ameliyatı yapacak plastik cerrahi uzmanının migren ameliyatı konusunda bilgi sahibi olması, deneyimli olması, mikrocerrahi prensiplere hakim olması, sinir cerrahisine ve endoskopik yöntemlere son derece vâkıf olması gerekir. Öte yandan her plastik ve estetik cerrahi uzmanı migren cerrahisi yapar denilemez. Ayrı bir tecrübe gerektirir. Bu nedenle migren ameliyatından en az hasarla en etkili sonucun alınmasında doğru doktor seçimi önemlidir. Doktor seçiminin ameliyat maliyetindeki etkisi önemlidir.

4. Muayene sırasında bazı migren hastalarının daha önce çektirdiği tetkik sonuçları da dikkate alınarak ortaya konulan hastalık tablosu ameliyattan göreceği yarar konusunda şüpheye yer bırakmamaktadır. Bazı migren hastalarında da ameliyat kararını pekiştirmek ve migren ağrısı başlangıç noktasını belirlemek için botoks enjeksiyonu testi uygulanır. Ameliyat öncesi plastik cerrahi uzmanının hastanın durumuna göre kimi zaman istediği testler tedavi fiyatını etkileyebilmektedir.

MİGREN CERRAHİSİ HANGİ DOKTOR TARAFINDAN YAPILIR?

Migren cerrahisi, nörolojinin tanı koyduğu ve tedavi takibini gerçekleştirdiği migren ve gerilim tipi baş ağrıları için kalıcı çözüm sunan, endoskopik ameliyat tekniği ile gerçekleştirilen cerrahi tedavi yöntemidir.
Migrenin neden kaynaklandığı tam olarak bugüne kadar kesin olarak tespit edilememiştir. Baş ağrısı en çok görülen ağrı tipidir. Migren ve gerilim tipi baş ağrısı baş bölgesinde kendiliğinden başlayan primer grupta yer alan ve çok sık rastlanan ağrı türleridir. Baş ağrısının yüzde 90’ını ise primer baş ağrılarıdır. Primer baş ağrılarının içinde sırasıyla en çok migrene, sonrasında gerilim ya da stres tipi baş ağrılarına rastlanır.

Migren ve gerilim tipi baş ağrıları saçlı deri ile kafatası kemiği arasındaki ana duyusal sinir dokularının tetiklenmesiyle ortaya çıkmaktadır. İki ağrı tipinde de tetikleyici faktörler genellikle farklı, ağrının tablosu yine birbirinden farklıdır. Bu ağrı türlerinin tanısı nöroloji tarafından konulur ve çoğunlukla ilaçla yapılan tedavileri yine nörologların kontrolü altındadır.

Bu özet bilgi, migrenin ve gerilim tipi baş ağrısının nöroloji tıp bilimini ilgilendirdiğini ortaya koymakla birlikte 2000’li yılların başında Cleveland’dan Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bahman Guyuron tarafından bulunan ve bilimsel çalışmalar ışığında geliştirilen cerrahi tedavi seçeneği kronik migren ve gerilim tipi baş ağrısı tedavisinde çığır açmıştır.
Migren cerrahisi sayesinde migren hastalığı artık kronik bir hastalık olmaktan çıktı.

Hastalığın ağrı ve atakları, yani hastalığın kendisi tamamen ortadan kaldırıldı. Yıllarca yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında yapılan birçok migren ameliyatından elde edilen başarı yüzde 90 düzeyindedir. Bu veriler bilimsel tıp dergilerinde yayınlandı. Dolayısıyla migrenin kesin tedavisi olan endoskopik migren ameliyatı Amerika, Avrupa ve ülkemizde plastik ve estetik cerrahi uzmanları tarafından yapılmaktadır. Yüzde 90 başarı oranının yakalanmasında plastik cerrahi uzmanlarının tecrübesi önemli bir rol oynamaktadır.

Türk doktorların son yıllarda İstanbul’da gerçekleştirdiği migren cerrahisi ile birçok hastanın yüzünü güldüren kalıcı tedavilere imza atmaktadır.

Migren cerrahisi neden plastik cerrahi uzmanı tarafından gerçekleştirilmektedir?

Migren ameliyatının plastik cerrahi uzmanları tarafından yapılmasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

• Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında kalıcı tedavi sağlayan migren cerrahisi ilk kez bir plastik ve estetik cerrahi uzmanı tarafından endoskopik alın germe ve üst göz kapağı ameliyatı sırasında keşfedildi. Yine plastik cerrahi uzmanları tarafından nörologlarla birlikte yürütülen çalışmalar migren cerrahisinin kalıcı tedavi sağladığını ortaya koydu. Tedavinin ilk keşfinden bugüne migren cerrahisi bütün dünyada plastik cerrahi uzmanları tarafından titizlikle gerçekleştiriliyor.

• Plastik cerrahi, onarım ve tedavi demektir. Plastik cerrahi uzmanının yaptığı operasyonların yüzde 90’ı onarım ve tedavi amaçlıdır. Migren cerrahisi de kalıcı bir tedavi için yapılmaktadır.

• Plastik cerrahi uzmanı endoskopik ameliyat teknikleri konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip hekimdir. Alın germe, şakak germe gibi estetik operasyonlarda kullanılan endoskopik teknik artık migren ameliyatında kullanılan altın tekniktir. Estetik operasyonlarda edindiği bu tecrübe, migren cerrahisi konusunda plastik cerrahi uzmanını daha yetkin kılmaktadır.

• Migren cerrahisi başın ense kökü, şakak, alın ve burun bölgesine uygulanan tedavi şeklidir. Plastik cerrahi uzmanı, baş bölgesinin anatomik yapısına, periferik ve çevre sinir cerrahisine son derece hakimdir. Migren cerrahisindeki tedavinin temel prensibi de migreni tetikleyen duyusal sinirlerin rahatlatılmasına dayanır.

• Migren cerrahisi, sinir ve çevresindeki dokulara yönelik yapılan bir operasyondur. Plastik cerrahi uzmanları, bu operasyonlarda ihtiyaç duyulan mikrocerrahi deneyimine sahip doktorlardır.

Plastik cerrahi uzmanlarının migren cerrahisindeki başarı kriterleri
Migren cerrahisini gerçekleştiren plastik cerrahi uzmanlarının ameliyattan sonraki 1 aylık iyileşme sürecinden elde ettiği sonuçların başarılı sayılması için ortaya konulan bilimsel kriterler şunlardır:

• Endoskopik migren ameliyatının ardından hastanın migren ağrı ve ataklarının tamamen son bulması.

• Ameliyattan sonra migren ağrı ve ataklarının şiddetinin, süresinin ve sıklığının yüzde 50 ila yüzde 80 oranında azalması.

• İyileşme sürecinde migren ağrılarının baş ağrısı boyutlarına çekilmesi.

• Auralı migren hastalarında, ameliyat sonrasında bu üç kriterden birinin yakalanması. (Ancak genellikle aura dediğimiz belirtiler ameliyat sonrasında hafifleyerek de olsa devam edebilmektedir.)

• Migren cerrahi tedavisi aynı zamanda gerilim tipi baş ağrısının kalıcı tedavisi için de uygulanmaktadır. Gerilim tipi baş ağrısı için yapılan endoskopik migren ameliyatı sonrasında ağrının ortadan kaldırılması bir diğer başarı ölçütüdür.

HAMİLELİK ÖNCESİ MİGREN CERRAHİSİ

Migren, erkeklerden daha çok kadınlarda görülen kronik bir rahatsızlıktır. Bunun nedeni kadınlık hormon salgısına bağlanmaktadır. Ülkemizde her 5 kadından 1’i migren ile yaşamak zorunda kalmaktadır.

Nörolojik bir rahatsızlık olan migren hastalığının tanı ve tedavi takibi nöroloji uzmanları tarafından yapılmaktadır. Genellikle ilaç tedavisi uygulanır. Ancak uygulanan ilaç tedavisi ya da alternatif tedaviler maalesef kesin olarak migreni tedavi edememektedir.

Hastalığın ağrı şiddeti azaltılabilmekte ya da ataklar ötelenebilmektedir. 2000’li yılların başında Amerikalı Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bahman Guyuron tarafından tesadüfen bulunan ve tıp dünyasında geniş yankı bulan yeni tedavi yöntemi, migren hastalığında adeta çığır açtı. Tamamen sonlandırılamayan migren hastalığı migren cerrahisinin keşfi ile kalıcı olarak artık tedavi edilebilmektedir. Amerika’da yapılan bilimsel çalışmaların ardından Avrupa ve ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Ameliyat olan 100 hastadan 90’ında kalıcı başarı elde edildi. Sonuçların kalıcılığı 5-10 yıllık hasta takipleriyle bilimsel olarak kanıtlandı. Amerika’daki migren cerrahisi ameliyatlarını yakından takip eden bir çok Türk doktor bulunmaktadır.

Hamilelikte krizler artar Migren cerrahisindeki bu kalıcı tedavi yöntemi özellikle kadınlar için özel bir anlam taşımaktadır. Hemen her kadının hayali olan annelik özlemi migren hastalığı nedeniyle çok zorlu, ağrılı ve bebek açısından riskli bir sürece dönüşebilmektedir. Migren hastası anne adayları son yıllarda uygulanan migren cerrahisi ile ağrılarından tamamen kurtulup, hem kendisi hem de bebeği için risksiz ve mutlu bir hamilelik süreci geçirme imkânına sahip olabilmektedir. Hamilelik sürecinde östrojen hormon salgısındaki değişiklikler var olan migren ağrı ataklarını daha da şiddetlendirebiliyor.

Gebelikteki kadınlık hormon salgısı dışında, migreni tetikleyen standart faktörlerin de devreye girmesiyle atak şiddeti ve sıklığı daha yoğun hissediliyor. Bebeğin sağlığı için huzurlu ve sakin, migren ilaçlarının olası toksik etkilerinden uzak bir gebelik süreci geçirmesi gereken anne adayları maalesef şiddetli ağrıların pençesinde sancılı, riskli bir gebelik süreci yaşamak zorunda kalıyorlar. Kronik dirençli migren hastaları ise bu süreci maalesef daha ağır geçirebilmektedirler. Birçok migren hastası anne adayı, şiddetli ağrıların yarattığı stres ve kaygıyla hamile kalmayı bile erteleyebilmektedirler.

Migren ilaçları hamilelikte bebekte organ hasarına yol açabiliyor Hamilelikte kullanılan migren ilaçlarının hiçbirinin bebeğe zarar olmadığı kanıtlanmamıştır. İlaçların toksik etkisinin bebeğin gelişimi ve sağlığı üzerinde birtakım olumsuz riskleri olduğu bilinmektedir. Gebeliğin ilk 2 ayında bebeğin organları gelişir. Migrenin şiddetinde artış da yine bu döneme denk gelir. Kullanılan ilaçların toksik etkisi bebeğin organlarında anomaliler, böbrek ve kalpte hasarlara yol açabilir. Migren, düşük riskini artırır Migren ataklarının sıklığı ve ağrının şiddeti bebeği anne karnındayken strese sokabilmektedir.

Bu hastalık nedeniyle gebe kalma denemesi başarısız olabilmekte, bebek düşük kiloyla doğabilmekte, erken doğum riski ortaya çıkmakta, gebelik süreci düşük olasılığı ile sonlanabilmekte ve tüp bebek denemelerinde başarısızlık ihtimali artmaktadır. Ancak migreni kronik bir rahatsızlık olmaktan çıkaran ve kalıcı olarak tedavi edebilen migren cerrahisi tedavisi ile bebek ve anne artık hiçbir risk olmadan sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gebe kalabiliyor.

Migren cerrahisi ile ağrısız ve sağlıklı gebelik nasıl gerçekleşiyor?

Endoskopik migren ameliyatı ile ilgili Amerika’da yapılan bilimsel çalışmalar kapsamında anne adayları da ameliyat edilerek başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Anne adayları için en uygun migren cerrahisi tedavisi hamilelik takviminden genellikle 3 ay öncesi ya da doğum sonrası emzirme sürecidir. Yumurtalık potansiyeli yaş ve çeşitli faktörler nedeniyle azalan ve hamilelik planlayan migren hastalarımız ise yine migren cerrahisi ile hastalıktan kalıcı olarak kurtulabilmektedir. Migren cerrahisini genellikle endoskopik migren ameliyatı ile gerçekleştiriyoruz.

Migren başın dört ana bölgesinde ortaya çıkmaktadır:

Ense kökü, şakak, alın ve burun bölgesi. Ağrı, hastanın hangi bölgesini tutuyorsa o bölgeye cerrahi operasyon düzenliyoruz. Ameliyat 1 ila 4 saat arasında tamamlanıyor. Kesi izi, kapalı yöntemle ameliyat gerçekleştirildiği için minimal boyutlarda 1 ila 3 santim arasında planlanıyor.

Tedavinin temel prensibi migreni tetikleyen duyusal sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmaktan, siniri rahatlatarak migren ataklarına kalıcı olarak ket vurmaktan geçiyor. Sinir dokusu rahatlatılan hasta bir daha atak geçirmiyor.
Migren cerrahisi saçlı deri ile kafatası kemiği arasında gerçekleşiyor. Dolayısıyla beyine herhangi bir müdahale ya da beyinde herhangi bir risk kesinlikle oluşturmuyor. Kesi izi minimal boyutta olduğu, saçlı deri ya da üst göz kapağı kıvrımına gizlendiği için hastayı rahatsız etmiyor.

Alın, şakak ya da burun migreni tedavisinde göz çevresinde oluşan morluk ve şişlikler ortalama 1 hafta içinde hafifleyerek kayboluyor. 1 ayda migrenden kurtuluyorlar Ameliyattan sonra genellikle aynı gün taburcu olan hasta 4 ila 8 günde iyileşerek normal hayatına dönüyor. 30 günde migren ağrı ve atakları ortadan kalkıyor. Ameliyatın kalıcı başarı oranı yüzde 90’dır. Başarılı geçen ameliyatların yüzde 62’sinde migren hastalığı kalıcı olarak ortadan kalkarken, kalan gruptaki migren hastalarında ağrının şiddeti ve sıklığı yüzde 80’lere varan oranda yine kalıcı olarak azalıyor.

Auralı migren hastalarının, operasyon sonrasında aurası genellikle geçmemekle birlikte çok düşük düzeylere çekiliyor. Gebelikten sonra emzirme döneminde anne adayı emzirmeye 1 hafta ara vererek migren cerrahisi olabilmektedir.

Migren Ameliyatı

Yapan Doktorları İnceleyin Yorum ve Tavsiyeleri Okuyun
İstanbul Neden Migren Ameliyatı merkezi oldu? Migren cerrahisinin İstanbul’da yapılmasının belli başlı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz. Son yapı devamı...
  • Tayfun Türkaslan
    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

    Estetik cerrahlar bir nevi doku mimarıdır; kişiye özgün ölçüm ve hesaplar yapar hastanı ihtiyacına göre yeniden oluşturur. Kişinin dış görüntüsüne yeni form ve şekil katar. Hasta için en uygununu önce sağlık sonra estetik açıdan tasarlar.

    Teşvikiye, Hakkı yeten cad No:1 Fulya Terrace 2 Kat 7 Daire 23
  • Altuğhan Cahit Vural
    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

    Or-ahayim Balat Hastanesi ve Nişantaşı’nda kendi kliniğinde çalışmalarını sürdürmektedir.

    Abdi İpekçi Cad. Işıl Apt. Kat:3 No:3/3 Nişantaşı
  • Süleyman Taş
    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

    Eğri Burunlarda Alar Taban Retraksiyonunun Levator Labii Alaque Nasi Kasının Kesilerek Düzeltilmesi çalışması ile 38. Ulusal TRPCD Kurultayı- Uzman Araştırma Yarışması 1.lik Ödülüne layık görülmüştür.

    Teşvikiye Mah. Hakkı Yeten Cad. No:11,Terrace Fulya Center 1, Daire97
  • Azimet Özdemir
    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

    Burun ve yüz estetiği, meme ve beden estetiği en sık yaptığı ameliyatlardan olup, el ve mikrocerrahi ise özel ilgi alanıdır.

    Halaskargazi Cad. No : 10/A Nişantaşı
  • Ömer Sağır
    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

    Amerika’da Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış Migren cerrahisini ülkemizde ilk yapan kişilerdendir.

    Nişantaşı Valikonağı Caddesi, Halaskar Gazi Mahallesi, Saroğlu Apt. No:83 Daire:6